İç Anadolu: Kapadokya, Kayseri ve Sivas Rotası
İç Anadolu'yu ilk kez bir kış sonu gezdim ve itiraf edeyim, "burada denizin yerini ne dolduracak?" diye düşünerek yola çıkmıştım. Dönüşte cevabı bulmuştum: yükseklik. Kapadokya'nın vadileri, Erciyes'in eteği ve Sivas'ın taş işçiliği bir araya geldiğinde, sahil rotalarıyla yarışan ama bambaşka bir ritmi olan bir tatil çıkıyor ortaya. Aşağıda kendi denediğim, iki kez tekrarladığım ve ikinci seferde kısaltıp iyileştirdiğim rotayı adım adım anlatıyorum. Karar aşamasındaysanız, önce şu karşılaştırmaya bakın.
Üç durak, üç farklı karakter
| Durak | Öne çıkan yönü | İdeal süre | Kime uygun |
|---|---|---|---|
| Kapadokya (Nevşehir çevresi) | Peribacaları, vadi yürüyüşleri, balon, mağara otel deneyimi | 2–3 gün | Fotoğrafçı, çiftler, yavaş gezenler |
| Kayseri | Erciyes ve Aladağlar, ticari şehir enerjisi, güçlü mutfak | 1–2 gün | Kayak, trekking ve şehir konforu isteyenler |
| Sivas | Selçuklu medreseleri, taş kitabeler, kaplıcalar, yayla havası | 1–2 gün | Tarih ve kültür ağırlıklı gezenler |
Benim çıkarımım şu: Kapadokya manzarayı, Kayseri hareketi ve altyapıyı, Sivas ise sükûneti ve tarihi veriyor. Üçünü tek rotada birleştirdiğinizde iç Anadolu dağ turizmi dediğimiz şeyin ne kadar çeşitli olduğunu görüyorsunuz; ne Karadeniz yaylalarına ne de Akdeniz kanyonlarına benziyor.
Adım adım rota
-
Kapadokya'da iki tam gün geçirin, üçüncü günü sabahına yayın. İlk günümü Göreme çevresindeki vadilere ayırdım: Güvercinlik ve Kızılçukur tarafı gün batımında, Devrent gün ortasında daha iyi. İkinci gün Ihlara Vadisi'ne indim; vadi tabanındaki yürüyüş, sıcak günlerde bile serin. Balon uçuşu isteyenler için tavsiyem, rezervasyonu ilk sabaha almak: rüzgâr nedeniyle iptal olursa ertesi sabah telafi şansınız kalır.
-
Konaklamayı vadi kenarında değil, ulaşımı kolay bir merkezde kurun. Mağara odalar romantik ama bazıları nemli ve dik merdivenli. Ben ikinci gelişimde Uçhisar tarafını seçtim; hem manzara hem araç park kolaylığı vardı. Konaklama tipini seçmekte zorlananlar için sitedeki otel–apart–butik konak karşılaştırması işi kolaylaştırıyor; aynı mantık Kapadokya'da da geçerli.
-
Kapadokya–Kayseri arasını akşamüstü katedin. Mesafe kısa, yol düz ve manzaralı. Erciyes silueti yolun büyük kısmında karşınızda duruyor, bu yüzden gündüz ilerlemek daha keyifli.
-
Kayseri'yi iki parçaya bölün: dağ ve şehir. Sabahı Erciyes'e ayırdım. Kış aylarında kayak, yaz aylarında teleferikle çıkıp yürüyüş ve bisiklet parkurları var. Şehir tarafında kale çevresi, kapalı çarşı ve müzeler yarım günde rahat bitiyor. Vakti olan ve macera arayan biriyseniz Ali Dağı yamaç paraşütü, Aladağlar tarafında ise çok daha ciddi trekking rotaları başlıyor.
-
Aladağlar'ı ancak fazladan bir gün varsa programa alın. Kapuzbaşı yönü ve yüksek vadiler günübirlik değil. Yanlış hesapladığım tek yer burasıydı: sabah çıkıp akşam Kayseri'ye dönmeyi planlamıştım, yolda kaldık. Ulusal park ve koruma alanlarını gezerken hep aynı ders: mesafe değil, yol tipi belirleyici.
-
Sivas'a öğleden önce varın, merkezi yürüyerek gezin. Çifte Minareli Medrese, Şifaiye ve Gök Medrese neredeyse aynı meydanda; taş işçiliğini yakından görmek için sabah ışığı ideal. Divriği'deki Ulu Cami ve Darüşşifa ayrı bir gün istiyor, çünkü merkeze uzak. Rotanızı kısaltmak zorundaysanız Divriği'yi bir sonraki sefere bırakın, ama listeden silmeyin.
-
Son günü kaplıca ve yaylaya ayırın. Sivas çevresindeki kaplıcalar, üç gün vadi ve merdiven tırmandıktan sonra tam yerine oturuyor. Kışın Yıldız Dağı tarafı kayak için sakin bir alternatif; kalabalıktan kaçanlar için Erciyes'ten daha sade.
-
Dönüşü tek etapta yapmayın. Sivas'tan çıkıp Kayseri'de bir gece daha kalmak, hem yolu böler hem son akşam yemeğini kurtarır. Dört günlük planlarla gezenler için bu rota biraz sıkışık; beş gece rahat